Bir manga sayfasını açtın. Bir karenin kenarında büyük harflerle ドキドキ yazıyor. Karakterin kalbi hızla çarpıyor ama sen o harflere bakıp "bu ne demek?" diye düşündün. Ya da bir anime sahnesinde birisi ペラペラ dedi ve herkes güldü ama espriyi anlayamadın. Japonca öğrenmeye başlayan çoğu kişi bu anı yaşar: Sözlükte bile bulamadığın, ama her yerde karşına çıkan garip, tekrarlayan kelimeler.
Bunlar onomatope, yani ses taklidi kelimeleri. Ve Japoncada bunlardan binden fazla var.
一Neden Japoncada bu kadar çok onomatope var?
Her dilde ses taklidi kelimeler bulunur. Türkçede de şırıl şırıl, hışır hışır, çatır çutur gibi ifadeler var. Ama Japonca bu alanda sıra dışı zengin bir dil. Dilbilimciler bunun birkaç nedeni olduğunu öne sürüyor.
Birincisi, Japoncada kullanılan temel ses birimi sayısı (mora) yaklaşık 100 civarında. Bu, İngilizce gibi binlerce farklı hece üretebilen dillerle karşılaştırıldığında oldukça az. Az sayıda sesle çok sayıda anlam üretmek gerekince tekrarlayan ses kalıpları doğal bir çözüm olmuş. İkincisi, Japoncanın fiil ve sıfat repertuarı göreceli olarak dar. "Yürümek" için tek bir fiil (歩く, aruku) varken, nasıl yürüdüğünü anlatmak onomatopeye düşer: yavaş ve ağır mı (noso noso), hafif ve hızlı mı (suta suta), salına salına mı (bura bura).
Üçüncüsü, manga kültürü. Manga yazarları yeni onomatopeler icat etme konusunda yaratıcı ve bu kelimeler zamanla günlük dile de geçiyor. Ortaya, hem gerçek sesleri hem hisleri hem de durumları anlatabilen geniş bir kelime ailesi çıkmış.
二Üç ana kategori (ve iki alt dal)
Japonca onomatopeler geleneksel olarak üç ana kategoride sınıflandırılır. İki alt kategori daha var ama bunlar genellikle üçüncünün içinde sayılır.
1. Giongo (擬音語): Nesne ve doğa sesleri
Gerçekten var olan, kulağınla duyabileceğin sesler. Yağmurun, kapının, bardağın çıkardığı sesler bu kategoride.
- ザーザー (zaa zaa): Şiddetli yağmur sesi. "Dışarıda zaa zaa yağıyor" dersin.
- ガタガタ (gata gata): Kapı, pencere gibi sert bir şeyin takırdama sesi.
- ゴロゴロ (goro goro): Gök gürültüsü ya da ağır bir şeyin yuvarlanma sesi.
- バタン (batan): Kapının sertçe kapanma sesi.
2. Giseigo (擬声語): İnsan ve hayvan sesleri
Canlıların çıkardığı sesler. Köpeğin havlaması, bebeğin ağlaması, birinin gülmesi.
- ワンワン (wan wan): Köpek havlaması. Türkçedeki "hav hav"ın karşılığı.
- ニャーニャー (nyaa nyaa): Kedi miyavlaması.
- ゲラゲラ (gera gera): Kahkaha. Yüksek sesle, kaba bir gülüş.
- ペチャクチャ (pecha kucha): Durmadan, hızlı hızlı konuşma sesi.
3. Gitaigo (擬態語): Durumlar, hisler, görünümler
Japoncayı diğer dillerden ayıran asıl kategori bu. Bu kelimeler gerçek bir ses çıkarmayan şeyleri anlatır: bir yüzeyin parlaklığını, birinin ruh halini, yürüyüş biçimini. Türkçede ya da İngilizcede bu kadar zengin bir karşılığı olmayan, Japoncaya özgü bir ifade katmanı.
- ドキドキ (doki doki): Kalp çarpıntısı. Heyecan, gerginlik veya aşk anlarında kullanılır.
- ワクワク (waku waku): Heyecanlı beklenti. Doğum gününden önceki gece, tatil sabahı gibi.
- ピカピカ (pika pika): Pırıl pırıl parlama. Temizlenmiş bir zemin, yeni bir araba.
- ジメジメ (jime jime): Nemli, yapışkan, bunaltıcı hava. Tsuyu (yağmur mevsimi) için biçilmiş kaftan.
- ニコニコ (niko niko): Gülümseyen, güler yüzlü ifade.
- イライラ (ira ira): Sinirli, gergin, sabırsız ruh hali.
İki alt kategori de bu gruba dahil edilir: gijōgo (擬情語, duygu taklitleri: ira ira gibi) ve giyōgo (擬容語, hareket taklitleri: uro uro, "amaçsızca dolanmak" gibi). Pratikte üçünü birlikte gitaigo şemsiyesi altında düşünebilirsin.
三Yazım kuralı: Hiragana mı, katakana mı?
Basit bir ayrım var: Gerçek sesleri taklit eden kelimeler (giongo ve giseigo) genellikle katakana ile yazılır. Durumları, duyguları ve görünümleri anlatan kelimeler (gitaigo) ise hiragana ile yazılır. Mangada bu kurallar esneyebilir; yazarlar vurgu için katakana tercih edebilir. Ama genel eğilim bu yöndedir.
Örnek: Yağmur sesi ザーザー (katakana, çünkü gerçek ses). Gülümseme にこにこ (hiragana, çünkü ses yok, bir ifade). 音on kanjisi de tam bu ayrımı işaret eder: giongo ve giseigo, gerçek 声sei taşır; gitaigo ise sese değil duruma yaslanır.
四Günlük hayatta sık karşılaşacağın 10 onomatope
Binden fazla onomatopeyi bir anda öğrenmeye çalışmak gereksiz. Bu on tanesi günlük konuşmada, animede ve mangada en sık karşına çıkacak olanlardır:
- ドキドキ (doki doki): Kalp çarpıntısı, heyecan. "Sınavdan önce doki doki suru (heyecanlanmak)."
- ワクワク (waku waku): Heyecanlı bekleyiş. "Yarınki geziye waku waku shite iru (sabırsızlanıyorum)."
- ペラペラ (pera pera): Bir dili akıcı konuşmak. "Nihongo ga pera pera (Japoncası akıcı)."
- ピカピカ (pika pika): Pırıl pırıl parlamak. "Kuruma ga pika pika (araba pırıl pırıl)."
- ゴロゴロ (goro goro): Gök gürültüsü veya yerde tembelce uzanmak. Bağlam belirler.
- バラバラ (bara bara): Dağınık, düzensiz. "Jikan ga bara bara (saatler uyuşmuyor)."
- ニコニコ (niko niko): Güler yüzlü, gülümseyen. "Niko niko shite iru (gülümsüyor)."
- フワフワ (fuwa fuwa): Yumuşacık, kabarık. Pamuk, bulut, taze ekmek.
- ジロジロ (jiro jiro): Dikkatle, rahatsız edecek şekilde bakmak. "Jiro jiro minai de (öyle bakma)."
- シーン (shiin): Sessizlik. Evet, Japoncada sessizliğin bile bir sesi var.
五Cümlede nasıl kullanılır?
Onomatopeler cümlede genellikle zarf gibi davranır ve çoğu zaman と (to) edatıyla fiile bağlanır. Bazıları ise する (suru) fiiliyle birleşerek doğrudan fiil gibi çalışır.
雨がザーザーと降っている。 (Ame ga zaa zaa to futte iru.) Yağmur zaa zaa yağıyor.
心臓がドキドキする。 (Shinzō ga doki doki suru.) Kalbim doki doki atıyor (heyecanlıyım).
彼女はニコニコしていた。 (Kanojo wa niko niko shite ita.) Gülümsüyordu.
Dikkat edersen kalıp aynı: [onomatope] + と + fiil ya da [onomatope] + する. Bu iki yapıyı kavradığında onomatopelerin çoğunu cümleye yerleştirmeyi bilirsin.
六Başlarken üç adım
Onomatope dünyası geniş ama korkulacak bir şey yok. Bütün listeyi ezberlemek yerine şu üç adımla başla:
- Manga ya da anime ile başla. İzlediğin veya okuduğun bir sahneyi durdur, onomatopeyi not al. Bağlamıyla birlikte öğrenmek çok daha kalıcı.
- Günde 2-3 yeni onomatope yeter. Yukarıdaki on kelimelik listeyle başla. Her birini bir cümleyle birlikte yaz ve yüksek sesle söyle.
- Kategorisini de öğren. Bir onomatopenin giongo mu (gerçek ses) yoksa gitaigo mu (durum/his) olduğunu bilmek, yazımda hiragana/katakana tercihini ve kullanım bağlamını anlamana yardımcı olur.
Onomatopeler Japoncayı canlı ve renkli yapan şeylerden biri. Bir Japon'a "Japoncam şu kadar" demek istediğinde pera pera kullanabilirsin. Yağmurlu bir günü anlatırken zaa zaa diyebilirsin. Bu kelimeleri öğrendikçe Japoncanın sadece bir dilbilgisi sistemi değil, duyguları ve duyuları kendine özgü bir biçimde ifade eden bir dünya olduğunu göreceksin.
Onomatopelerde geçen kanjileri tanımak istersen 雨ame ve 心shin iyi başlangıç noktaları. Edatlar, sayaçlar ve fiil çekimleri gibi konuları da merak ediyorsan Japonca öğrenme rehberlerimize göz at. Öğrenmeye hazırsan ücretsiz bir hesap oluştur ve onomatopelerdeki kanjileri de dahil, günlük tekrarınla birlikte ilerle.
Sık sorulan sorular
Japoncada kaç tane onomatope var?
Kesin bir sayı vermek zor çünkü manga yazarları sürekli yenilerini türetir, ama dilbilimciler yaygın kullanımdaki Japonca onomatope sayısını binin üzerinde olarak tahmin eder. Günlük konuşmada sık karşılaşacağın temel onomatope sayısı ise 200-300 civarındadır.
Gitaigo nedir, giongo'dan farkı ne?
Giongo (擬音語) gerçekten var olan sesleri taklit eder: yağmur, gök gürültüsü, kapı çarpması gibi. Gitaigo (擬態語) ise ses çıkarmayan durumları, duyguları ve görünümleri anlatır: pika pika (pırıl pırıl parlaklık), doki doki (kalp çarpıntısı), jime jime (nemli, bunaltıcı hava) gibi. Gitaigo, Japoncayı diğer dillerden ayıran en özgün onomatope kategorisidir.
Onomatopeler hiragana ile mi katakana ile mi yazılır?
Genel eğilim şöyledir: Gerçek sesleri taklit eden onomatopeler (giongo ve giseigo) katakana ile, durumları ve duyguları anlatan onomatopeler (gitaigo) hiragana ile yazılır. Ancak manga ve günlük yazımda bu kural esnek uygulanabilir; vurgu ya da estetik tercihle katakana kullanımı yaygındır.
Onomatopeler JLPT sınavında çıkar mı?
Evet, özellikle N3 ve üstü seviyelerde onomatopeler okuma ve dinleme bölümlerinde karşına çıkabilir. N2 ve N1 sınavlarında gitaigo kullanımını test eden sorular sık görülür. Temel onomatopeleri bilmek dinleme kavramada da büyük avantaj sağlar.
Onomatope öğrenmek için en iyi yöntem nedir?
Manga okumak ve anime izlemek en etkili yol çünkü onomatopeyi bağlamıyla birlikte görürsün. Yeni bir onomatopeyle karşılaştığında onu bir cümlenin içinde ezberle ve yüksek sesle tekrar et. Kategorisini (giongo mu, gitaigo mu) not etmek de yazım ve kullanım bağlamını kavramaya yardımcı olur.
Kanji Nanji'de kanji, kelime, dilbilgisi ve JLPT hazırlığı tek yerde, Türkçe. Mochi seninle 15 dakikada başlatıyor.
Ücretsiz başla →Kanji Nanji'nin öğrenme rehberlerini hazırlayan editör ekibidir. Japonca öğrenmenin kafa karıştırıcı olabileceğini bilir ve yolu adım adım, anlaşılır biçimde göstermeyi amaçlar.