Tokyo İstasyonu'nda, bilet kapılarının içindeki merkez koridorda bir dükkânın önünde her sabah aynı sahne kurulur. Elinde bavul, gözü panoda bir yolcu raflardaki kutulara bakar. Yüzlerce kutu vardır ve hepsinin üstünde başka bir şehrin adı yazar.
Adam Hiroshima'ya gidiyordur belki; ama elinde Hokkaido'nun yengeçli kutusuyla trene biner. Kimse bunu garipsemez.
O dükkânın adı Ekibenya Matsuri. Sattığı şeyin adı ise bu yazının konusu: ekiben.
一İki onigiri ile başlayan yol
Ekiben kelimesi iki parçadan oluşuyor: istasyon anlamındaki 駅eki ve bentō'nun kısaltması olan ben. İstasyon bentosu. En yaygın anlatıya göre ilk ekiben 16 Temmuz 1885'te, Utsunomiya İstasyonu'nun hizmete girdiği gün satıldı: Bambu yaprağına sarılmış iki susamlı onigiri ve birkaç dilim takuan turşusu. Fiyatı beş sen. Kökene dair başka istasyonları işaret eden iddialar da var; demiryolu tarihçileri bu konuda hâlâ tatlı tatlı çekişir. Ama tarih hangisi olursa olsun, fikir aynı: Tren uzun bir yola çıkıyorsa, yolcunun karnı da o yola çıkıyor demektir.
O iki onigiri'den bugüne ülke genelinde iki bini aşkın, kimi sayımlara göre üç bine varan ekiben çeşidi türedi. Bir zamanlar satıcılar peronda gezer, tachiuri denen usulle açık pencerelerden kutu uzatırdı. Pencereler kapandı, trenler hızlandı; satıcılar da peronlardan istasyon içindeki dükkânlara taşındı. Değişmeyen tek şey kutunun kendisi.
二Kutunun içindeki harita
Ekiben'i sıradan bir kutu yemekten ayıran şey doyurması değil, nereli olduğu. Her ekiben, satıldığı toprağın özetidir. Hokkaido istasyonlarında kutular denizden çıkar: yengeç, somon yumurtası, tarak. Sendai'de gyūtan, yani ızgara dana dili yörenin gururudur. Yamagata tarafında Yonezawa etli kutular öne geçer. Hiroshima'nın klasiği takomeshi ise ahtapotlu pilavını sekizgen bir kutuda sunar; kutunun biçimi bile yöresel bir imzadır.
Benim listemin başında Gunma'daki Yokokawa İstasyonu'nun tōge no kamameshi'si var: Küçük bir toprak güvecin içinde pilav, tavuk, kestane, mantar. Yemek bitince güveç sende kalır. Evimde iki tane duruyor; ikisini de hangi yolculukta aldığımı tek tek hatırlıyorum. Ekiben böyle bir şey: Kutunun kendisi bilet koçanından daha kalıcı bir hatıra.
Kimi kutular hünerini mühendisliğe saklar. Bazı et ve deniz ürünlü ekibenlerde kutunun altından çıkan bir ip vardır; çektiğinde kimyasal bir ısıtıcı devreye girer ve birkaç dakika içinde yemeğin buharı yüzüne vurur. Elektriği, mikrodalgası olmayan bir tren koltuğunda sıcak yemek. İlk kez denediğimde ipin ne işe yaradığını bilmiyordum; karşımdaki yaşlı adam gülümseyip kendi kutusunun ipini çekerek gösterdi.
三Nerede yenir, nerede yenmez
Burada yolcunun bilmesi gereken yazısız bir kural var. Ekiben, Shinkansen'de ve rezerveli koltuklu uzun yol ekspreslerinde yolculuğun doğal parçasıdır; kimse dönüp bakmaz, tersine masayı indirip kutusunu açmayan yolcu azınlıktadır. Ama aynı kutuyu Tokyo içinde bir banliyö treninde açarsan havayı değiştirirsin. Kalabalık yerel trenlerde yemek yemek hoş karşılanmaz; koku ve yer meselesi, kimsenin sana söylemeyeceği ama herkesin hissedeceği bir rahatsızlıktır.
Kural basit: Koltuğun önünde masa varsa ve tren şehirlerarasıysa, kutu açılır. Yoksa kutu çantada bekler.
Fiyat konusunda da beklentiyi ayarlamak iyi olur. Sade bir ekiben bin yen civarından başlar; yengeçli, etli, gösterişli kutular iki bin yeni geçebilir. Uçak yemeğiyle aynı para diyenler olur; ama uçak yemeği sana pencereden geçen pirinç tarlalarını vermez.
四Tokyo İstasyonu: iki yüz kutu tek koridor
Ekiben'in başkenti Tokyo İstasyonu. Ekibenya Matsuri, ülkenin dört bir yanından iki yüzü aşkın çeşidi tek çatı altında toplar; sabah beş buçukta açılır, gece ona kadar kutu satar ve öğlen sıraları uzar. Aomori'nin uskumrusu, Kobe'nin eti, Toyama'nın masu zushi'si aynı rafta yan yana durur. Burası bir dükkândan çok küçük bir coğrafya dersliğidir; hangi kutuyu alacağına karar vermek, nereye gideceğine karar vermekten uzun sürebilir.
Benim yöntemim şu: Gittiğim yönün kutusunu almam. Tersini alırım. Kyoto'ya iniyorsam kuzeyin kutusunu, kuzeye çıkıyorsam güneyin kutusunu. Böylece tek yolculukta iki yer görmüş gibi oluyorum; biri camdan, biri kutudan.
五Kutunun üstündeki kanjiler
Ekiben rafının önünde ilk kez duran yolcuyu asıl durduran şey etikettir. Kutuların üstü kanji doludur ve ne aldığını bilmek, o kanjileri sökebilmene bağlıdır. İyi haber: İhtiyacın olan karakterler küçük ve tekrar eden bir kümedir.
Rafın önünde 牛gyū ile 海umi karakterlerini ayırt edebilen yolcu, etli kutuyla balıklı kutuyu karıştırmaz. Bu küçük beceri, yolculuğun tadını beklediğinden çok değiştirir; menü fotoğrafı olmayan bir istasyon büfesinde elindeki tek pusula budur. Rafa hazırlıklı çıkmak istersen bu kümeyi yola çıkmadan çalışabilirsin; Kanji Nanji'de 牛'nin sayfası iyi bir ilk durak.
六Pencere, çay, kutu
Geçen sonbahar Tokyo'dan Shin-Aomori'ye çıkarken yine aynı ritüeli kurdum. Tren Ueno'yu geçip hızlanırken masayı indirdim, yeşil çayın kapağını açtım, kutunun lastiğini sıyırdım. Camın dışında şehir inceldi, pirinç tarlaları başladı. Kutunun içinde uskumru, pirinç, bir dilim kabak turşusu. Yemek yirmi dakikada bitti; tadı üç saat sürdü.
Ekiben'in sırrı tarifinde değil, zamanlamasında. Aynı kutuyu evinde yesen sıradan bulursun. Ama saatte üç yüz kilometre hızla akan bir manzaranın önünde, dizlerinin üstündeki o küçük dikdörtgen başka bir şeye dönüşür: Yolculuğun kendisi kadar planlanmış, onun kadar geçici bir an.
Bir dahaki Japonya yolculuğunda trene binmeden önce kendine yirmi dakika ayır. Rafın önünde dur, etiketleri oku, bilmediğin bir şehrin kutusunu seç. Etiketleri sökmeye şimdiden başlamak istersen Kanji Nanji'ye ücretsiz bir hesapla başlayıp 駅 kanjisinin katmanlarına bakabilir, dilbilgisi patikasında 'bunu bir tane alayım' cümlesini kurmayı öğrenebilirsin. Bento kültürünün ev hâlini merak ediyorsan evde bento yazısına da uğra. Raftaki iki yüz kutudan hangisini alacağını bilmek, Japonya'yı okumaya başlamak demek.
Sık sorulan sorular
Ekiben nedir?
Japonya'da tren istasyonlarında satılan, yörenin malzemeleriyle hazırlanan kutu yemek. Adı 駅 (eki, istasyon) ve bentō kelimelerinin birleşiminden gelir; ülke genelinde iki bini aşkın çeşidi vardır.
Ekiben trende yenir mi, ayıp değil mi?
Shinkansen ve rezerveli koltuklu uzun yol ekspreslerinde ekiben yemek yolculuğun doğal parçasıdır. Kalabalık yerel ve banliyö trenlerinde ise yemek yemek hoş karşılanmaz; kutuyu şehirlerarası trene saklamak gerekir.
Ekiben fiyatları ne kadar?
Sade kutular bin yen civarından başlar; yengeçli, etli ve özel kutular iki bin yeni geçebilir. Tokyo İstasyonu'ndaki Ekibenya Matsuri'de iki yüzü aşkın çeşit tek dükkânda satılır.
Kanji Nanji'de kanji, kelime, dilbilgisi ve JLPT hazırlığı tek yerde, Türkçe. Mochi seninle 15 dakikada başlatıyor.
Ücretsiz başla →Mert Aydın, Japonya'yı Shinkansen pencerelerinden, erken sabah tapınaklarından ve rehber kitapların atladığı küçük kasabalardan yazıyor. Bir yeri kaç durak gezdiğinle değil, hangi saatte gittiğinle tanıdığına inanır.
[email protected]