Sapporo'ya indim ve ilk fark ettiğim şey ter olmadığıydı. Bir gün önceki Tokyo'da istasyon çıkışında gömlek sırtıma yapışıyordu; burada aynı saatte ceket giyenler vardı. Termometre yirmi iki derece gösteriyordu. Temmuz ortasında.
Hokkaido'ya yaz sıcağından kaçmak için gelenlerin sayısı her yıl artıyor ama ada hâlâ ana ada kalabalığından uzak. Tokyo'dan Shin-Chitose Havalimanı'na bir buçuk saat uçuş; oradan Sapporo merkezine hızlı trenle otuz yedi dakika. Üç saat önce terden bunalan bir adam, şimdi Sapporo istasyonunun açık penceresinden serin rüzgâr alıyor.
一Furano'ya: lavanta mevsiminin kısa penceresi
Sapporo'dan Furano'ya doğrudan Lavender Express çalışıyor; yaz sezonunda günde bir gidiş bir dönüş, yaklaşık iki saat. Tren Kamikawa ovasına girince pencereden renk değişiyor: şehrin grisi, önce yeşile, sonra mora dönüyor. Furano'nun lavantası haziran sonunda açılıp ağustos başında soluyor; zirve temmuzun ortası. Tam şimdi.
Farm Tomita, Furano'nun en bilinen çiçek çiftliği. 1903'te kurulan aile işletmesi lavanta yetiştirmeye 1958'de başlamış. Bir dönem sentetik parfüm endüstrisi geleneksel lavanta talebini öldürünce tarlalar küçülmüş; bugün on beş hektarlık alanda dokuz ayrı bahçe var. Yılda bir milyonu aşkın ziyaretçi geliyor ama tarlalar geniş, sabah erkenden gelirsen kalabalık değil sessizlik karşılıyor.
Traditional Lavender Field adlı en eski parsel 1958'den bu yana kesintisiz çiçek açıyor. Tepeden bakınca altında Tokachi Dağları'nın sırtı görünüyor; mor, yeşil ve mavi üç şerit gibi üst üste biniyor. Lavanta kokusu rüzgâra bağlı: Estiğinde tarlanın on metre ötesinden bile geliyor, durduğunda burnunu çiçeğe yaklaştırman gerekiyor.
Çiftliğin içinde lavanta dondurması, lavanta limonatası ve kurutulmuş lavanta kesecikleri satan küçük dükkânlar var. Turistik ama samimi; personel Japonca konuşuyor, İngilizce menü asılı ama kimse sana broşür uzatmıyor. Bir bank bulup oturup tepelere baktım. On dakika sonra arkamda bir Japon çift de aynısını yapıyordu. Burası o tür bir yer.
二Norokko: yirmi sekiz yılın son yazı
Farm Tomita'dan istasyona yürürken küçük bir tabelada gördüm: 'Norokko gō, 2026 son sezon.' Furano ile Biei arasındaki tepelerde yirmi sekiz yıldır yaz aylarında çalışan bu yavaş tren, bu yıl son seferlerini yapıyor. Adı Japoncada 'ağır aksak' anlamına gelen noronoro ile 'vagonet' anlamındaki torokko sözcüklerinin birleşimi; hız değil seyir için yapılmış bir tren.
Norokko, Asahikawa'dan Furano'ya iniyor. Pencereleri ardına kadar açılıyor, bankları ahşap, kasıtlı olarak yavaş. Lavanta mevsiminde ラベンダー畑 (Lavender Field) adlı geçici bir istasyonda da duruyor; bu durak yalnız yaz aylarında açık. Tren oraya yaklaşırken herkes pencereye yığılıyor çünkü tarlalar tam rayın kenarında.
Biletler tamamen rezervasyonlu. Son yıl olduğu için hafta sonları erkenden tükeniyor; hafta içi sabah seferinde hâlâ yer bulunabiliyor. JR Hokkaido Pass geçerli ama rezervasyonu ayrıca yaptırman gerekiyor.
Bindim. Tren hareket etti ve ilk beş dakikada bir şey oldu: Sessizleştim. Etrafımdaki yolcular da sessizleşmişti. Pencereden giren hava lavanta, biçilmiş ot ve toprak kokuyordu. Yirmi sekiz yıldır her yaz aynı kokuyu taşımış bu vagon; bir daha taşımayacak.
三Biei: mavi su, beyaz huş, yamuk tepeler
Norokko Biei'de bıraktı. Kasaba küçük ama etrafındaki manzara büyük: Dalgalı tepeler, ekili tarlalar, arada bir huş ağacı sırası. Biei'nin ünlü Patchwork Road'u bu tepelerden geçiyor; tarlalar mevsime göre renk değiştirdiği için yukarıdan bakınca yamalı bir bohça gibi görünüyor.
İstasyondan Shirogane Mavi Gölet'e (青い池) otobüsle yirmi dakika kadar. Gölet aslında bir gölet değil; 1988'de Tokachi Yanardağı'ndan gelebilecek çamur akıntısını durdurmak için yapılan bir erozyon kontrol setinin gerisinde biriken su. Ama o su, dünyanın başka yerlerinde görmediğim bir mavi.
Rengin sebebi kimya: Yakınlardaki Shirahige Şelalesi'nin sıcak su kaynağından gelen alüminyum hidroksit, serin nehir suyuyla karıştığında kolloidal parçacıklar oluşturuyor. Bu parçacıklar güneş ışığını öyle bir kırıyor ki su kobalt mavisi görünüyor. Dibindeki kayalar da kükürt ve kireçle beyazlamış; beyaz zemin üstüne mavi su, karşıt bir tablo.
Göletin kenarında kurumuş huş ağaçları dikiliyor. Köklerini su basmış; hayalet gibi beyaz gövdeleriyle mavi suyun içinden çıkıyorlar. Apple'ın bir dönem masaüstü duvar kağıdı olarak kullandığı fotoğraf burasıydı. Fotoğrafı çekmek kolay, oradan ayrılmak zor.
四Sapporo'ya dönüş: bira ve deniz ürünleri
Biei'den Asahikawa'ya yerel trenle kırk dakika, oradan Sapporo'ya bir buçuk saat. Akşam Sapporo'da Bira Bahçesi'ndeydim. Sapporo Bira Festivali her yaz temmuz sonundan ağustos ortasına kadar Odori Parkı'nda kuruluyor: Yüzlerce metre uzunluğunda açık hava bira bahçesi, yanında Hokkaido'nun meşhur deniz ürünleri. Yengeç, deniz kestanesi, ızgara mısır.
Festivale gitmeseniz bile Sapporo'nun yaz akşamları keyifli. Susukino bölgesinde izakaya sokakları var; Tanukikoji kapalı çarşısında yürüyüp ıslanmadan (yağmur olursa) alışveriş yapabilirsiniz. Ama asıl lezzet çarşı dışında: Nijo Pazarı'nda sabah yedide tezgâh açılıyor, taze uni (deniz kestanesi) ve ikura (somon yumurtası) kasesi kahvaltı niyetine yeniliyor.
五Rota ve pratik bilgiler
Benim rotam dört gece sürdü: İlk gece Sapporo, ikinci gün Furano (Farm Tomita + akşam Furano kasabasında konaklama), üçüncü gün Norokko ile Biei (Mavi Gölet + Patchwork Road, akşam Asahikawa veya Sapporo'ya dönüş), dördüncü gün Sapporo festivali ve dönüş.
Ulaşım seçenekleri: Tokyo'dan Shin-Chitose'ye uçuş (bir buçuk saat, erken rezervasyonla 10.000-15.000 yen arası). Sapporo-Furano arası Lavender Express (yaz sezonu, yaklaşık iki saat, rezervasyonlu). Furano-Biei arası Norokko veya yerel tren (otuz-kırk dakika). Biei'den Mavi Gölet'e Dohoku otobüsü (yirmi dakika kadar, 540 yen).
Konaklama: Furano'da pension ve küçük oteller çok; lavanta sezonunda en az iki hafta önceden rezervasyon şart. Biei'de birkaç butik otel ve minshuku var ama seçenek az, erken davran. Sapporo'da ise istasyon çevresi otelleri bol ve fiyatlar makul; yaz festivali haftasında (temmuz sonu-ağustos başı) yine de iki üç hafta önceden bak.
Mevsim uyarısı: Lavanta temmuz ortasında zirve yapar, ağustos başında soluyor. Norokko 2026'da haziran başından eylül sonuna kadar çalışıyor ama bu son yıl. Mavi Gölet yıl boyu açık; yaz rengi en canlı olduğu dönem. Hokkaido'nun sıcaklığı yirmi ila yirmi altı derece arasında, ama güneşte yanabilirsin; şapka ve güneş kremi al.
Bu dört 北kita 花hana 池ike 涼suzu kanjisi Hokkaido'da tabelalardan trenlere her yerde karşına çıkıyor. Lavanta tarlasının girişindeki 花畑 tabelasını, Mavi Gölet'in 青い池 işaretini okuyabilmek yolculuğu başka bir katmana taşıyor.
六Dene: bir dahaki yaz değil, bu yaz
Norokko'nun son sezonu bu. Bir dahaki yıl o tren yok. Lavanta her yıl açılır ama o ahşap banklı vagondan, açık pencereden gelen çiçek kokusunu yaşamak için kalan süre birkaç hafta. Bu yazıyı eylülde okuyorsan bile Hokkaido hâlâ güzel; tepeler sonbahar rengine dönüyor, Mavi Gölet yıl boyu mavi.
Gitmeden önce istasyon tabelalarını ve menüleri kendin okumak istersen, Kanji Nanji'de 北海道'nun her karakterini katman katman açabilirsin. Yolculuk hazırlığını bugünden başlatmak istiyorsan ücretsiz hesabınla ilk adımı atabilir, dilbilgisi patikasından da tren biletini kendin sorup alacak kadar Japoncaya ulaşabilirsin.
Sık sorulan sorular
Hokkaido'da lavanta ne zaman açılır?
Lavanta mevsimi haziran sonunda başlar, temmuz ortasında zirve yapar, ağustos başında solar. En iyi zamanlama temmuzun ikinci ve üçüncü haftası; Farm Tomita bu dönemde tüm parselleriyle açık.
Norokko treni 2026'da gerçekten bitiyor mu?
Evet. JR Hokkaido, Furano-Biei Norokko treninin 2026 sezonunun son yılı olduğunu duyurdu. Yirmi sekiz yıllık hattın son seferleri eylül sonunda bitiyor.
Biei Mavi Gölet neden mavi?
Yakındaki Shirahige Şelalesi'nin sıcak su kaynağından gelen alüminyum hidroksit parçacıkları, serin nehir suyuyla karışınca kolloidal yapı oluşturuyor ve güneş ışığını mavi olarak kırıyor. Göletin beyaz dibi bu etkiyi güçlendiriyor.
Kanji Nanji'de kanji, kelime, dilbilgisi ve JLPT hazırlığı tek yerde, Türkçe. Mochi seninle 15 dakikada başlatıyor.
Ücretsiz başla →Mert Aydın, Japonya'yı Shinkansen pencerelerinden, erken sabah tapınaklarından ve rehber kitapların atladığı küçük kasabalardan yazıyor. Bir yeri kaç durak gezdiğinle değil, hangi saatte gittiğinle tanıdığına inanır.