Edo döneminde samuraylara bir kural konmuştu: kıyafetlerinde istedikleri rengi giyebilirlerdi. Tüccarlara ise başka bir kural: giymezlerdi. Tokugawa yönetimi sınıflar arasındaki çizgiyi giyimle de çekiyordu. Tüccarlar ne ipek giyebilirdi ne parlak renk kullanabilirdi.
Ama yasak, bazen en iyi öğretmendir.
Tüccarlar cevabı kumaşın iç yüzüne yazdılar. Dışarıdan bakınca sade, koyu, kurallara uygun bir kimono. Astarına baktığında ise ipek, işleme, bir kasabanın yıllık gelirini aşan incelik. Gösteremiyorsan gizle; gizlersen daha çok parlarsın. Bu ters mantık, Edo sokaklarında yeni bir estetik doğurdu. Adı: 粋iki.
一Tapınakta değil sokakta doğan estetik
Japonya'nın estetik kavramlarını düşününce aklına büyük olasılıkla doğa gelir. 侘wabi çöl çiçeğinde güzellik bulur, 幽yū ormanın derinliğinde kaybolur, ma boşluğun sessizliğine kulak verir. Hepsi yalnızlıktan, doğadan, durgunluktan beslenir.
Iki bunların hiçbirine benzemez.
Iki şehirde doğdu. Kalabalık sokaklarda, tiyatro salonlarında, geisha evlerinde, ukiyo-e baskı atölyelerinde. Onu yaratan doğanın sessizliği değil, toplumun gürültüsüydü. Ve onu yaratan sınıf, Edo'nun en zengin ama en kısıtlı katmanıydı: tüccarlar.
Tokugawa'nın dört sınıflı düzeninde (shi-nō-kō-shō) tüccar en alttaydı. Para kazanıyorlardı ama statüleri yoktu. Samuray sınıfının kültürel kodlarına erişimleri engellenmişti. Lüks tüketim yasaları (sumptuary laws) onları defalarca hedef aldı: belirli kumaşlar, belirli renkler, belirli süslemeler yasaktı.
Bu baskı, yaratıcılığı başka bir yöne itti. Gösterişli olmanın yasak olduğu yerde, gösterişsiz incelik bir dil haline geldi.
二Üç bacaklı bir kavram
Iki'yi felsefi olarak çözümleyen ilk kişi filozof Kuki Shūzō oldu. 1930'da yayımlanan "Iki no Kōzō" (「いき」の構造, İki'nin Yapısı) adlı kitabında Kuki, bu kavramı üç bileşene ayırdı.
Bitai, çekiciliktir. Ama düz bir güzellik değil. Tam ulaşılmayan bir yakınlık. Bir geisha'nın ensesini gösteren kimono yakası, bir bakışın yarım bırakılması, söylenmeyenin söylenenden daha ağır basması. Bitai'nin özü, mesafedeki gerilimdedir.
İkiji, onurlu duruştur. Boyun eğmeme, geri adım atmama, baskı altında bile kendi çizgisini koruma. Tüccar sınıfının samuray düzenine karşı sessiz direnişini düşünürsen, ikiji'nin neden bu kavramın kalbinde durduğunu anlarsın.
Akirame, geçiciliğe razı olmaktır. Budist mujō (無常, kalıcı olan hiçbir şey yoktur) düşüncesinin gündelik hayata sinmiş hali. Iki'nin akirame'si şu farkı taşır: bu bir hüzün değildir. "Nasıl olsa geçici" deyip o anı daha keskin yaşamaktır.
三Yüzen dünyanın aynası
Iki'nin en görünür olduğu yer, ukiyo (浮世, yüzen dünya) kültürüydü. Kabuki tiyatrosu, sumo arenası, çay evleri ve Yoshiwara gibi eğlence mahalleleri: Edo'nun bu yüzen dünyası, statü hiyerarşisinin gevşediği ender alanlardı.
Ukiyo-e baskıları bu dünyanın aynasıdır. Kitagawa Utamaro'nun bijin-ga (güzel kadın resimleri) serisinde kadınların ensesindeki açıklık, kıyafetlerindeki sade ama hesaplanmış desen seçimi, bakışlarındaki yarım gülümseme: bunların hepsi iki'nin görsel sözlüğüdür.
Edebiyatta da iki kendine yer buldu. Nagai Kafū, 20. yüzyılın başında Meiji modernleşmesinin silip süpürdüğü Edo inceliğinin yasını tutan yazılar kaleme aldı. Kafū için ukiyo-e sıradan insanların, yani tüccar ve zanaatkâr sınıfının yarattığı bir estetikti. Saray sanatı değildi; sokak sanatıydı. Ve tam da bu yüzden iki'ydi.
四Iki ve shibui: ikiz değil, komşu
Japon estetiğinde iki'ye en yakın duran kavram shibui'dir (渋い). İkisi de gösterişten kaçınır, ikisi de yalınlığı tercih eder. Ama aralarındaki fark, bir kentin iki mahallesi kadar nettir.
Shibui dingindir. Yaşlanmış ahşap, solmuş indigo, kırışmış kâğıt: zamanın dokunduğu yüzeylerdeki sakin güzellik. Wabi-sabi'nin kuzeni gibidir. Iki ise dinamiktir. Bir geisha'nın adımındaki ritim, bir kumaş tercihindeki cesaret, bir sözcük oyunundaki kıvraklık.
Shibui'yi bir çay kasesi olarak düşün: kırık, yamuk, pürüzlü ve tam da bu yüzden güzel. Iki'yi ise o kaseyi sunan kişi olarak düşün: hareketlerinde hiçbir fazlalık yok, ama her hareketi hesaplanmış ve bu hesap belli etmeden zariftir.
五Bugün biri sana "iki" derse
Modern Japoncada 粋 hâlâ kullanılır. "Iki na hito" (粋な人) zarif, havalı, tarzı olan kişi demektir. Ama bu bir moda dergisinin "şık" demesi değildir. Arkasında Edo'nun bütün gerilimi vardır: baskıya rağmen incelik, göstermeden gösterme, geçiciliğin farkında olarak yaşama.
Kavramın zıttı da öğreticidir: yabo (野暮). Kaba, hantal, inceliksiz. Japoncada birine yabo demek, estetik bir yargıdır: durumu okuyamıyor, havayı sezemiyor, fazla çok açıklıyor.
İki kavramının belki en ilginç tarafı şudur: kendini iki ilan eden kişi, o anda iki olmaktan çıkar. Çünkü iki, farkında olmadan taşınan bir şeydir. Etiketlendiği an ağırlaşır, gösteriye dönüşür. Kuki Shūzō'nun analizi de buraya yaslanır: iki, çabayla elde edilemez. Ama çabasızlık da performansa dönüşebilir. Bu gerilim, kavramın çözülemeyen düğümüdür.
六Beşinci halka
Kanji Nanji'nin bloğunda şimdiye kadar dört Japon estetik kavramını ele aldık: wabi-sabi'nin kusurdaki güzelliğini, mono no aware'nin geçiciliğe duyulan hüznünü, yūgen'in sözün yetmediği derinliğini ve ma'nın dolu boşluğunu.
Dördü de doğada, yalnızlıkta, dinginlikte kök salar. Iki, bu dizinin beşinci halkası olarak farklı bir yere oturur: şehre, kalabalığa, dünyevi zevke. Tapınağın değil sokağın estetiğidir.
Ve belki de tam bu yüzden gündelik hayata en yakın olanıdır. Bir sözcüğü doğru anda seçmek, bir kıyafette fazlalığı çıkarmak, bir durumda söylenmesi gereken tek şeyi söyleyip susmak. Bunların hepsinde iki vardır.
粋 kanjisinin sol yarısı 米kome, sağ yarısı 九kyū ve 十jū bileşiminden oluşan bir yapıdır. Bir yoruma göre pirincin özü, damıtılmış hali. Kaba kabuğunu soyduğunda geriye kalanın saflığı. Kavramın kendisi de öyle: fazlalığı soyduğunda geriye kalan inceliktir.
Bu kanjinin katmanlarını ve Japonca'daki kullanımını keşfetmek istersen Kanji Nanji'de 粋 sayfasına bakabilirsin. Bir kavramın ardındaki karakteri tanımak, o kavramı bir adım daha derinden anlamak demektir. Japonca'yı karakter karakter keşfetmek istersen buradan hesap açabilirsin.
Edo'nun tüccarları kılıç kuşanamadı. Ama kumaşın astarına yazdıkları cevap, dört yüz yıl sonra hâlâ okunuyor.
Sık sorulan sorular
Iki (粋) ne demektir?
Iki, Edo döneminde tüccar sınıfının geliştirdiği bir estetik idealdir. Zarif, şık ve gösterişsiz inceliği ifade eder. Çekicilik (bitai), onurlu duruş (ikiji) ve geçiciliğe razı olma (akirame) olmak üzere üç bileşenden oluşur.
Iki ile wabi-sabi arasındaki fark nedir?
Wabi-sabi doğada ve yalnızlıkta derinleşir; kusur ve geçicilikteki güzelliği arar. Iki ise şehirde, kalabalıkta ve sosyal ilişkilerde ortaya çıkar. Wabi-sabi içe döner, iki dışa bakar.
Iki ile shibui farkı nedir?
İkisi de gösterişten kaçınır, ama shibui dingin ve durgun bir güzelliktir (yaşlanmış ahşap, solmuş kumaş). Iki ise dinamik ve sosyaldir: bir kişinin duruşunda, söz seçiminde, tarzında ortaya çıkar.
Kanji Nanji'de kanji, kelime, dilbilgisi ve JLPT hazırlığı tek yerde, Türkçe. Mochi seninle 15 dakikada başlatıyor.
Ücretsiz başla →Deniz Öztürk, tatemae ile honne'den sumimasen'in görünmez gramerine Japon kültürünü dille birlikte yazıyor. Bir kelimeyi sözlük karşılığıyla değil, hangi sahnede nasıl kullanıldığıyla anlatmayı seçer.
[email protected]