14 Ağustos 1945. Gece yarısına yakın.
Tokyo'nun İmparatorluk Sarayı'nın bodrum katında, Saray İşleri Bakanlığı'nın bir odasında NHK'nın teknisyenleri mikrofon ve asetat plak kesme cihazı kurmuştu. İmparator Hirohito odaya girdi. Etrafında birkaç yetkili vardı; onların dışında kimse bu kaydın yapıldığını bilmiyordu.
İmparator ferman metnini okudu. Dört dakika otuz altı saniye sürdü. İlk kayıtta sesi biraz düşük kaldı, ikinci bir kayıt daha yapıldı. Teknisyenler iki plağı sakladı.
Ertesi gün öğlen on ikide Japonya bu sesi duyacaktı. Ama önce o gecenin sabaha kadar sürecek bir darbesi vardı.
一Teslimiyetin eşiğinde
6 Ağustos'ta Hiroşima, 9 Ağustos'ta Nagazaki. Aynı gün Sovyetler Birliği Mançurya'ya girdi. Japonya'nın Yüksek Savaş Konseyi ikiye bölünmüştü: üç üye koşullu teslimiyetten, üç üye savaşa devamdan yanaydı. Oyları kıracak tek kişi İmparator'du.
Hirohito 10 Ağustos'ta kararını verdi. Konuşma tutanaklarına göre şöyle dedi: "Dayanılmayanı dayanmak ve katlanılmayanı katlanmak zorundayız." Japonya, Müttefiklerin Potsdam Bildirisi'ni kabul edecek, yani teslim olacaktı. Tek koşul İmparator'un konumunun korunmasıydı.
Ama bir kararın alınması ile uygulanması arasında Japonya'da her zaman bir mesafe olmuştur. Ordu'nun bir kesimi teslimiyeti kabul etmiyordu. Onlara göre savaşmadan teslim olmak yüz milyonlarca Japon'a ihanet demekti.
二Kaydın yapıldığı gece
Kayıt 14 Ağustos gecesi yapıldı. İmparator'un okuduğu metin Savaş Sonu Fermanı'ydı (Shūsen no Shōchoku). Metin klasik yazı Japoncasıyla (bungotai) kaleme alınmıştı. Bu, sokaktaki Japonun konuştuğu dil değildi.
Radyo başında dinleyecek çiftçi, işçi ya da ev kadını her kelimeyi anlamayacaktı. Bazıları yalnızca sesin tonundan, çevresindeki insanların yüzünden ne olduğunu kavrayacaktı.
Üstelik metin hiçbir yerde "teslimiyet" ya da "yenilgi" kelimesini kullanmıyordu. İmparator "savaş durumunun Japonya'nın lehine gelişmediğini" ve "dayanılmayanı dayanmak" gerektiğini söyledi. Potsdam Bildirisi'nin kabul edildiğini dolaylı biçimde ifade etti. Doğrudan "teslim olduk" demedi.
Japonya tarihinde 玉gyoku karakteri İmparator'a ait olan her şeyi niteler: 玉gyoku音 (gyokuon) onun sesi, 玉体 (gyokutai) onun bedeni, 玉座 (gyokuza) onun tahtı. Yayının adı da buradan gelir: Gyokuon-hōsō, "cevher sesin yayını".
三Kyūjō: saraydaki darbe girişimi
Kayıt yapılırken Savaş Bakanlığı Karargâh Subayı Binbaşı Kenji Hatanaka planını devreye sokuyordu. Hatanaka, teslimiyetin Japonya'nın ruhunu öldüreceğine inanıyordu. Yanında Yarbay Jirō Shiizaki ve bir avuç subay vardı.
Plan üç aşamalıydı: sarayı ele geçirmek, kaydı bulmak ve imha etmek, İmparator'u "koruma altına" alarak teslimiyeti engellemek. Hatanaka, sarayı koruyan İkinci Muhafız Alayı'nın komutanı Albay Haga'yı ikna etti. Ona Savaş Bakanı Anami'nin ve Doğu Ordusu komutanının darbe planında olduğunu söyledi. Bu yalandı.
Gece yarısından sonra askerler sarayı sardı. Hatanaka, Muhafız Tümeni Komutanı Tümgeneral Takeshi Mori'nin odasına gitti. Mori'yi darbe planına katılmaya çağırdı. Mori reddetti.
Hatanaka, Mori'yi öldürdü.
Sarayın kontrolü artık darbecilerdeydi. Ama aradıkları şeyi bulamıyorlardı: plaklar.
Kayıtlar saray görevlileri tarafından çamaşır torbaları arasına gizlenmişti. Darbeciler saatlerce aradı. Karanlık koridorlarda, bodrum katlarında, kasalarda. Plakları bulamadılar.
四Sabah ve çöküş
Doğu Ordusu Komutanı General Tanaka haberi aldığında darbenin yalan üzerine kurulduğunu hemen anladı. Tanaka saraya geldi, askerlere durumu açıkladı ve kışlalarına dönmelerini emretti. Albay Haga, kandırıldığını anlayınca emre uydu. Darbe çöktü.
Hatanaka son bir hamle denedi: NHK'nın yayın merkezine gidip radyodan halka seslenmek istedi. Reddedildi. Sabahın erken saatlerinde Tokyo sokaklarında el ilanları dağıttı. Kimse okumadı.
Öğlen yayınına dakikalar kala Hatanaka kendini vurdu, Shiizaki kendi kılıcına düştü. Hatanaka'nın cebinden çıkan ölüm şiirinde şu yazıyordu: "Karanlık bulutlar İmparator'un saltanatından dağıldığına göre, pişman olacak bir şey kalmadı."
五Öğlen on iki
15 Ağustos, öğle vakti. NHK spikeri önce dinleyicileri uyardı: İmparator'un sesini duyacaklardı. Japonya tarihinde halkın İmparator'un sesini doğrudan duyması neredeyse emsalsizdi.
Radyonun başındaki insanlar ayağa kalktı, eğildi. Sonra plak döndü.
Dört dakika otuz altı saniye boyunca Hirohito'nun sesi odalarda, fabrikalarda, sokaklardaki hoparlörlerde yankılandı. Klasik Japoncayla konuşuyordu. Çoğu dinleyici kelimeleri tam anlayamadı. Ama tondan, çevrelerindeki insanların gözyaşlarından, sessizlikten ne olduğunu kavradılar.
終shū karakteri o gün Japonya'nın sözlüğüne yeni bir bileşikle girdi: 終shū戦sen (shūsen). Savaşın sonu. Resmi terminoloji "yenilgi" (haisen) değil, "savaşın sona ermesi" idi. Bu sözcük seçimi bilinçliydi.
六Ses ve sessizlik
Gyokuon-hōsō'dan sonra Tokyo'da sessizlik vardı. Fotoğraflar saray meydanında diz çökmüş, ağlayan insanları gösterir.
Kimileri için bu gözyaşı savaşın kaybedilmesinin acısıydı, kimileri için savaşın bitmesinin rahatlamasıydı. Kimileri içinse İmparator'un sesini ilk kez duymanın şaşkınlığı.
Bugün her 15 Ağustos'ta Tokyo'nun Budōkan'ında Savaş Ölülerini Anma Töreni düzenlenir. İmparator ve hükümet yetkilileri katılır. Öğlen on ikide bir dakikalık sessizlik yapılır. O sessizlik, 81 yıl önceki sesin yankısıdır.
O dört buçuk dakika Japonya'yı değiştirdi. Ama belki daha doğrusu şu: o dört buçuk dakikayı mümkün kılan karar, bir gecede oldu. Bir kaydın yapılması, bir darbenin bastırılması, iki plağın çamaşır torbaları arasında gizlenmesi.
Tarih bazen bir kayıt stüdyosunda, bazen bir saray koridorunda yazılır.
Bu yazıdaki tarihî terimlerin Japoncasını ve 玉gyoku, 終shū, 戦sen gibi kanjileri Kanji Nanji'de katman katman öğrenebilirsin.
Kanji Nanji'de kanji, kelime, dilbilgisi ve JLPT hazırlığı tek yerde, Türkçe. Mochi seninle 15 dakikada başlatıyor.
Ücretsiz başla →Kaan Demir, Sengoku savaşlarından Meiji modernleşmesine Japon tarihini ve Şinto efsanelerini yazıyor. Bir savaşı kim kazandı diye değil, o günkü kararın bugünün Japonya'sını nasıl kurduğu üzerinden okur.
[email protected]