28 Ağustos 1945. Japonya teslimiyeti kabul edeli iki hafta olmuş, savaş resmen bitmiş. Ama Hokkaido'nun kuzeydoğusundaki adalarda silahlar hâlâ konuşuyor.
Sovyet birlikleri İturup'un kıyılarına çıktıktan sonra Kunashiri'ye geçiyor, ardından Şikotan'a ve Habomai takımadalarına iniyor. Eylül'ün ilk haftasına kadar dört adanın tamamı Sovyet kontrolüne giriyor.
Japonya'nın resmi ifadesiyle, bu işgal tarafsızlık paktına aykırıydı. Sovyetler 13 Nisan 1941'de Japonya ile bir saldırmazlık paktı imzalamış, ancak 9 Ağustos 1945'te, Hiroşima'ya atom bombası düşmesinden üç gün sonra, bu paktı tek taraflı olarak bozmuştu.
Dört ada üzerindeki egemenlik anlaşmazlığı o günden bu yana çözülemedi. Aradan seksen bir yıl geçti. Japonya ile Rusya arasında hâlâ bir barış antlaşması yok.
一İlk Sınır: Şimoda, 1855
Kuril takımadaları, Hokkaido'nun ucundan Kamçatka Yarımadası'na doğru kuzey-güney ekseni boyunca sıralanan volkanik bir zincirdir. 19. yüzyılın ortasına kadar bu adaların büyük bölümünde Japonlar, Ruslar ve yerli Ainu halkı iç içe yaşadı; kesin bir sınır yoktu.
Rus ve Japon gemilerinin Kuril sularında sıklaşan karşılaşmaları sonunda diplomasiyi zorunlu kıldı. 7 Şubat 1855'te, Amiral Putyatin ile Şogunluk temsilcileri Kawaji Toshiakira ve Tsutsui Masanori arasında imzalanan Şimoda Antlaşması, iki ülke arasındaki ilk resmi sınırı çizdi.
Antlaşma, 択たく (Etorofu) ile Uruppu adaları arasından bir hat geçirdi: Etorofu ve güneyindeki adalar Japonya'ya, Uruppu ve kuzeyindeki adalar Rusya'ya aitti. Sahalin Adası ise ortak kullanımda kaldı, statüsü belirsiz bırakıldı.
Japonya bugün bu tarihi, Kuzey Toprakları iddiasının hukuki temellerinden biri olarak gösteriyor. Her yıl 7 Şubat, Japonya'da resmi olarak "Kuzey Toprakları Günü" olarak anılıyor.
二Takas: St. Petersburg, 1875
Şimoda Antlaşması Sahalin meselesini çözmemişti. Adada hem Japon hem Rus yerleşimleri sürdü ve gerilim arttı. 1875'te iki ülke yeni bir anlaşmaya oturdu. St. Petersburg Antlaşması'na göre Japonya Sahalin üzerindeki tüm haklarından vazgeçti; karşılığında Rusya, Uruppu dahil Kuril zincirinin tamamını Japonya'ya bıraktı.
Bu takas temiz bir çizgi çekmiş gibi görünüyordu. Japonya güneyde Kuril zincirinin tamamına, Rusya kuzeyde Sahalin'in tamamına sahipti. Ama tarih, temiz çizgilere pek izin vermez.
三Savaş ve Yeniden Çizilen Harita: 1905-1945
1904-1905 Rus-Japon Savaşı'nda Japonya'nın kazandığı zafer, dengeleri bozdu. Portsmouth Antlaşması ile Japonya, Kuril Adaları'nı elinde tutmaya devam ederken Sahalin'in güney yarısını da aldı. Japonya artık bölgenin baskın gücüydü.
Denge kırk yıl sonra bir kez daha döndü. İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde Sovyetler Birliği, Japonya'ya savaş ilan etti. Mançurya ve Kore'ye giren Sovyet birlikleri aynı zamanda güneye, Kuril Adaları'na yöneldi.
Japonya'nın teslimiyetini kabul ettiği 15 Ağustos'tan sonra bile operasyon devam etti. 28 Ağustos'ta İturup, 1 Eylül'de Kunashiri ve Şikotan, 3-5 Eylül'de Habomai takımadaları Sovyet kontrolüne geçti.
四Sürgün
İşgalden önce dört adada yaklaşık on yedi bin Japon sivil yaşıyordu. Balıkçılık ve çiftçilikle geçinen küçük kasaba sakinleri.
Sovyet yönetimi altında önce seyahat kısıtlamaları geldi, sonra mülklere el konuldu. 1947'den 1949'a kadar adaların Japon nüfusunun tamamı Hokkaido'ya ve ana adaya zorla nakledildi.
Bu insanların çoğu bir daha doğdukları toprağa dönemedi. Yıllar içinde eski ada sakinleri ve torunları "eski adanın sakinleri derneği" (元島民の会) çatısı altında örgütlendi. Onlar için mesele jeopolitik satranç tahtasının ötesinde, kişisel bir kayıptı.
五1956 Deklarasyonu: Yarım Söz
Savaşın bitişinden on bir yıl sonra Japonya ve Sovyetler Birliği masaya oturdu. 19 Ekim 1956'da imzalanan Ortak Deklarasyon ile iki ülke arasındaki savaş hali resmen sona erdi, diplomatik ilişkiler yeniden kuruldu. Ama bir barış antlaşması imzalanmadı.
Deklarasyonun en tartışmalı maddesi şuydu: Sovyetler Birliği, bir barış antlaşması imzalandıktan sonra Şikotan Adası ve Habomai takımadalarını Japonya'ya devretmeyi kabul ediyordu. Bu vaat yalnızca dört adadan ikisini kapsıyordu. Kunashiri ve İturup, Sovyet tarafının kırmızı çizgisiydi.
Japonya dört adanın tamamını istiyordu. Sovyetler ikisini teklif ediyordu. Bu açık bir daha kapanmadı.
六Soğuk Savaş'ın Dondurucu Etkisi
Soğuk Savaş boyunca konu donmuş kaldı. Sovyetler Birliği adalarda askeri üsler kurdu ve bölgeyi stratejik bir tampon olarak konumlandırdı. Kuril Boğazı'ndan Pasifik'e açılan deniz yolu, Sovyet Donanması için vazgeçilmezdi. Japonya ise ABD güvenlik şemsiyesi altında meselenin diplomatik çözümünü beklemeye devam etti.
1991'de Sovyetler Birliği çözüldüğünde kısa bir umut penceresi açıldı. Yeltsin döneminde birkaç zirve yapıldı; 1993 Tokyo Deklarasyonu meseleyi "tarihsel ve hukuki olgulara dayanarak" çözme sözü verdi. 1997'de Krasnoyarsk'ta, 1998'de Kawana'da yeni girişimler oldu. Hiçbiri somut sonuç vermedi.
七2000'ler: Putin Dönemi
Vladimir Putin 2000'de iktidara geldiğinde ilk yıllarında diyaloğa açık göründü. 2001'de İrkutsk'ta Başbakan Mori ile buluşarak 1956 Deklarasyonu'nun geçerliliğini teyit etti.
Abe-Putin döneminde (2012-2020) iki lider yirmiden fazla kez bir araya geldi. Japonya ekonomik işbirliği paketleri sundu, ortak ekonomik faaliyetler tartışıldı.
Ama adımlar hep aynı noktada durdu. Rusya 1956 çerçevesinde iki ada için konuşmaya razıydı; Japonya dört adanın tamamını istiyordu. Üstelik Rusya, adaları devretse bile üzerlerinde ABD askeri üssü kurulmayacağının garantisini talep ediyordu. ABD-Japonya güvenlik ittifakı bu denkleme üçüncü bir değişken olarak girdi.
八Ağustos 2026: Bir Ziyaret ve Bir Protesto
13 Ağustos 2026'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 島とう (İturup) Adası'na ayak bastı. Bir balık işleme tesisini, bir hastaneyi ve bir okulu ziyaret etti. Rus kaynaklarına göre ziyaret kalkınma odaklıydı; Japonya'ya göre "kesinlikle kabul edilemez" bir egemenlik gösterisiydi.
Başbakan Takaichi'nin tepkisi sert oldu. Tokyo'daki Rus büyükelçi bakanlığa çağrıldı. Rusya Dışişleri sözcüsü ise Japonya'nın tepkisini "kabul edilemez" bulduklarını açıkladı. İki tarafın birbirinin tepkisini aynı kelimeyle reddetmesi, bu anlaşmazlığın seksen bir yıllık çıkmazını özetliyordu.
九Dört Ada, Dört Kanji
十Neden Çözülemiyor?
Bu anlaşmazlığın çözülememesinin birden fazla katmanı var. Hukuki çerçeve açısından Japonya, 1855 Şimoda Antlaşması'ndan bu yana dört adanın "doğal olarak Japonya'ya ait topraklar" olduğunu savunuyor. Rusya ise İkinci Dünya Savaşı'nın sonuçlarının değiştirilemez olduğunu ileri sürüyor.
Stratejik boyut da ağır basıyor. Kuril Boğazları, Rusya'nın Pasifik Filosu için kritik geçiş noktalarıdır. Bu adaları bırakmak, Rusya'nın deniz stratejisinde ciddi bir boşluk yaratır.
İç politika baskısı ise her iki tarafta da güçlüdür. Japonya'da "dört adanın geri dönüşü" hükümet politikasıdır ve Başbakanlık Kabinesi'ne bağlı özel bir birim (Kuzey Toprakları Sorunları Dairesi) bu davayı yürütür. Rusya'da toprak devri, kamuoyu tarafından zayıflık olarak algılanır.
Üçüncü bir aktör de var: ABD-Japonya güvenlik ittifakı. Rusya, iade edilecek adalarda ABD askeri varlığı olasılığından endişe duyuyor. Bu endişe, müzakerelerde sürekli bir engel olarak geri dönüyor.
Hokkaido'dan Bakan Gözler
Hokkaido'nun kuzeydoğu ucundaki Notsuke Yarımadası'ndan açık havalarda Kunashiri Adası'nın silueti çıplak gözle seçilebilir. Mesafe yalnızca on altı kilometre. Biraz güneyde, Nemuro'daki Nōsappu Misaki'den ise Habomai takımadaları dört kilometreden az bir uzaklıkta görünür.
Nōsappu Misaki'de, Japonya'nın en doğu noktasında, "adalara dönüş" anıtları ve gözlem kuleleri sıralanır. Kuzey Toprakları Merkezi'nde eski ada sakinlerinin fotoğrafları, eşyaları ve tanıklıkları sergileniyor.
Her yıl 7 Şubat'ta burada ve Tokyo'da anma törenleri düzenleniyor. Başbakan konuşma yapıyor, eski ada sakinleri ve aileleri davetli olarak katılıyor. Ama yıllar geçtikçe bizzat adalarda doğmuş olanların sayısı azalıyor. 2026 itibarıyla hayatta kalan eski ada sakinlerinin yaş ortalaması doksanın üzerinde.
Zaman bu anlaşmazlığın en sessiz ama en etkili aktörüdür. Diplomatlar masadan kalkıp oturabilir, liderler zirvelerde el sıkışıp ayrılabilir. Ama adalarından sürülmüş insanların anıları, onlarla birlikte kayboluyor.
Bu dört adanın Japonca adlarını oluşturan 北きた karakteri, Japoncada yönün ötesinde bir anlam da taşır. Kuzey, Japonya'nın kolektif belleğinde hep sınırın, belirsizliğin ve uzak olanın yönü olmuştur. Kuzey Toprakları meselesi de öyle: yakın ama ulaşılmaz, görünür ama dokunulmaz.
Japonya'nın tarihini şekillendiren kavramların Japoncasını keşfetmek, bu topraklar hakkında konuşurken kullanılan kelimelerin katmanlarını anlamak istersen, Kanji Nanji'de 領りょう gibi kanjilerin yapısına ve hikâyesine dalabilirsin.
Sık sorulan sorular
Kuzey Toprakları hangi adalardan oluşur?
Kunashiri (国後), Etorofu/İturup (択捉), Şikotan (色丹) ve Habomai (歯舞) takımadaları. Japonya bu dört bölgeyi topluca "Kuzey Toprakları" (北方領土, Hoppō Ryōdo) olarak adlandırır.
Japonya ile Rusya arasında neden barış antlaşması yok?
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Sovyetler Birliği dört adayı işgal etti. 1956 Ortak Deklarasyonu savaş halini sona erdirdi ama resmi barış antlaşması toprak anlaşmazlığı nedeniyle hiç imzalanamadı.
Bu adalarda bugün kimler yaşıyor?
Adalarda Rus vatandaşları yaşıyor. Japon nüfusu 1947-1949 arasında zorla nakledildi. Bugün adalarda balıkçılık ve askeri faaliyetler yürütülüyor.
Kanji Nanji'de kanji, kelime, dilbilgisi ve JLPT hazırlığı tek yerde, Türkçe. Mochi seninle 15 dakikada başlatıyor.
Ücretsiz başla →Kaan Demir, Sengoku savaşlarından Meiji modernleşmesine Japon tarihini ve Şinto efsanelerini yazıyor. Bir savaşı kim kazandı diye değil, o günkü kararın bugünün Japonya'sını nasıl kurduğu üzerinden okur.
[email protected]